Aylardır csi izlemekten neredeyse hiçbir ÅŸey izlemez hale gelmiÅŸtim. Çünkü ben fena takıntılıyım bitmesi için. En sonunda csi las vegas’ın tüm sezonlarını bitirip haftalık izlemeye geçtim. Csi ny için de ara ara zaman ayırıyorum. Zira tüm sezonların altyazısı bulunmuyor ve bir çok bölümünü de cnbc-e’den izlemiÅŸtim.
Dün akşam çok uzun süredir izleyecekelerimiz listesindeki J.J. Abrams, Alex [...]
weeds‘den tanıdığımız mary louise parker, sopranos‘dan tanıdığımız james gandolfini, bir çok yerden tanıdığımız susan sarandon, fatboy slim klibindeki muhteÅŸem dansıyla aklımızdan çıkmayan christopher walken, titanik kızı kate winslet‘i bir araya getiren john turturro filmi. kaç zamandır izleyeceklerimiz listesindeydi. birazdan izlemeye baÅŸlayacağız.
az önce sevgilimle filme gözatarken çalan eski şarkı filmin müzikal havasının da etkisiyle salladı beni.
“…everyday [...]
dorothy-shoes fransız, 28 yaşında. tiyatro oyuncusu, grafik tasarımcısı, fotoğrafçı.
ama asıl tanımları; fikir canavarı, hayal avcısı, fotoğraf perisi, zeka küpü, sıyrık balata, hayran olunası yetenek.
teknik anlamdaki fotoÄŸrafçılık kısmını kendi başına halledip ilk sergisini 2006 da Belçika’da açmış.
ben ilk deviantart’da gördüm ve o zamandır epeyce ilgi ile izlemekteyim. çalışmaları içine girip kaybolup arada nefes almaya çıkıp geri [...]
kış boyunca çok az televizyon izledim, o zamanlar da ya sevgilimin çaldığı ve benim evde tembellik yaptığım akşamlardı ya da evde yakınlarımızdan birilerinin bulunmasıydı.
evlendiğimizden bu yana o kadar çok dizi izlemişiz ki. bunun sorumlusu ise bize balayında lost dvdlerini hediye yollayan çekirgedir.
Böylece son 3 yıldır epeyce dizi izledik.
bu dizilerden bir kısmı halen devam etmekte, bir [...]
bu sabah digitürk’te rastladım life is wild dizisine. hem de ilk bölümüne denk geldim. başını biraz kaçırdım ama sonrasında çok sevdim.
diziyi kısaca özetlersem;
Amerika’da yaÅŸayan bir karı kocanın baÅŸka eÅŸlerden olan çocuklarıyla kurdukları aile üzerine. veteriner bir baba ve onun 2 çocuÄŸu, avukat bir anne ve onun iki çocuÄŸu güney afrikaya bir yıl boyunca yaÅŸamaya gidiyor. [...]
dünden beri adanaya yaÄŸan yaÄŸmur herÅŸeye iyi geldi…
fırından çıkan sıcacık kurabiyeler, öpücüklü fincanımdaki çay, balkonda yağmur sesi ve kokusunda çok iyi gidiyormuş.
güzel bir pazar günü güzel sarı tuna okuyup, yan odadaki sevgiliye pencereden gülümseyip azıcık üşümek ne hoÅŸ…
jason mraz; komik mimikleri, mutlu ve hüzünlü olmayı aynı anda başaran sesi ile son zamanlardaki takıntım. şu aralar tam da hissettiğim gibi bir şarkısı life is wonderful..
yaz ayını sevmemem neden olan dünyanın en rahat ÅŸeyleri bu parmak arası terlik ve ayakkabılar. ancak topuksuz, mümkünse siyah ya da kahverengi olmalı. dümdüz ve çok sade…
keÅŸke kış için parmak arası botlar da olsa… (:
bu grubu illk kez bir kaç gün önce harika bir müzik blogu olan punkreas‘da gördüm. ilk dinlediÄŸim ÅŸarkıları da Geçti Dost Kervanı oldu. ancak yeni çıkan 2. albümlerindeki her bir ÅŸarkı insanı alıp götüren, deli eden hep dinleten türde ÅŸarkılar. ararlında en bilindik olan ise my istanbul. hatta bu ÅŸarkının klibi mtvde epeyce yayınlanmış.
ancak ben [...]
günlerdir bu ÅŸarkıyı dinlemekteyim…
van morrison için ekÅŸi’de insanı ay ışığında dans ettiren adam demiÅŸlerdi :)