pazar günü ani bir kararla denize gittik. kimsecikler yoktu, rüzgarın oluşturduğu kum dalgaları üzerinde minik yatay çizgilerle yengeç ayak izleri belli oluyordu. hava çok güzel deniz pırıl pırıldı.
soğuk suya girip bir süre parmaklarımın arasında dalgalanan kum taneciklerine baktım, biraz daha ilerledim soğuk suda ayaklarım iyice küçüldü, küçüldü. yüzümü suya sokup açtım gözlerimi, kum tanecikleri [...]
2 hafta kadar önce istanbul’daydık. yorucu, karmaşık, eÄŸlenceli, yaÄŸmurlu, bol laleli, kalabalık bir kaç gün geçirdik. özlediÄŸimiz arkadaÅŸlarımızı görüp bolca çene çaldık. yıllardır sanal sanal tanışıklıklarımız karşılıklı kahve içerek daha da saÄŸlam bir hale geldi.
ara kafede hint çayı içip line’de tibet ağırtan’dan blues dinledim. yanlız başıma Koudelka sergisini görüp yky’den kitap aldım, Ara Güler’i görüp [...]
dün sabahtır berbat bir baÅŸ aÄŸrısı var üzerimde ve ÅŸu vakit oldu ; hala geçmiÅŸ deÄŸil. kafamı hareket ettirdikçe içinde davul soloları atılıyo sanki. dream theater konseri gibi…
daha önce bu ağrılar için doktora gitmiş, kapalı mr çektirirken zırıl zırıl ağlamıştım. migren ve gerilim türü baş ağrısı olduğu sonucuna varıldı. ama hiçbiri için bir tedavi önerilmedi. [...]
fotoğraflarımdan biri karakalem çizim modeli oldu :) ressam bir kaç tane daha fotoğrafım için izin istedi, hemen izin verdim. ve çok mutlu oldum.
Kanadalı bir çizer Brett Plager. özellikle yaÅŸlı insanların portelerini ve ellerini çalışıyor. benim fotoÄŸrafımdan olan resmin linki iÅŸte burda. Brett’in diÄŸer çizim ve fotoÄŸraf galerisi de görülmeye deÄŸer.
geçtiğimiz haftasonu baraj gölü etrafında bisiklet kiralayıp hem çekim yaptık hem de çocuklar gibi eğlendik.
en son üniversitede binmiştim bisiklete.açıkcası ilk başta düşermiyim, yapabilirmiyim, hemen hatırlanacak bir şey mi diye epeyce düşündüm. ama sonra bisikletler arasında en güzelini seçip tıkır tıkır ilerledim. sadece dönüşlerde sorunum oluyordu, o zamanda hemen inip bisikleti çeviriverip devam ettim; bana gülenlere [...]
çok şey var uğraş grektiren; ben se hepsine birden yetişemiyorum.
aylardır ne buraya ne de dizaynlog’a yazı yazmadım. bu da çok canımı sıkıyor. ama ben takılgan biriyim. çok ÅŸeyi birarada yapamam.
yaz sonundan beri fotoğraf kursu, sonrasında devam eden 3 ayrı atolye çalışması, öss yaklaştıkça artan ders yoğunluğu vs. bunlar beni epeyce yoruyor ama bir o [...]
çok özlemiÅŸtim roman kahramanlarını aklımda canlandırmayı, tuvalette bile onları düşünmeyi…
son zamanlarda, hatta bir kaç yıldır hiç roman ya da öykü okumadım. ya fotoğraf teknikleri ve tarihi gelişimi üzerine kitaplar okudum, ya da hiç vazgeçemediğim tubitak yayınlarına gömülüp gittim. sayfalarca test kitabını saymıyorum :)
15-20 ocak tarihlerinde Tüyap Çukurova Kitap fuarı düzenlendi. ve ben deli gibi alış-veriş [...]
kesinlikle bir mucize!
çarÅŸamba günü erhan ve aylin’in bebekleri minik pamuk hanım Rüzgar dünyaya geldi. ama çok güzel dünyaya geldi.
aylaar öncesinde aylin’in karnı birazcık büyümüşken doÄŸumda fotoÄŸraflarını çekeyim dedim öylesine ve aylin kabul etti! o günden beri sürekli erhan’a sormaktaydım doÄŸum nezaman olacak, bi deÄŸiÅŸiklik var mı diye.
çarşamba günü tüm cesaretimle ve makinamla [...]
her ne kadar önceleri inkar etsem de evet ben de ayakkabı hastası kadınlardanım.
işte burda satılan şirin, deli pabuçların hepsini ben çok sevdim. hatta onlara uygun çantalar bile dikebilirim.
yurtdışında ÅŸurda satılmakta. fiyatları yüksek sayılır. Türkiye’de satılıldıklarını sanmıyorum, ama edinmek isterdim.
acaba düz bir ayakkabıya çıkartmalarla bu etki verilebilir mi düşündüm ama; sanki olmaz…
bugün yılbaşı arifesi ya; yarım gün çalıştım. Öğleyin eve geldim, sefkilimin bu güzel süprizi ile karşılaÅŸtım. yeni temayı düzenlemiÅŸ, etiketler eklemiÅŸ, uÄŸraÅŸmış. Bu temayı oluÅŸturan DesignDisease‘e ve TürkçeleÅŸtiren Yakuter‘e çok teÅŸekkürler.
çok sevdim, çok sevindim. yaşasın yeni yıl (: