Yeni taşındığımız evimizi çok ama çok seviyorum; bu evde 3 kiÅŸiyiz çünkü, bu evde Özer-Seldak yerine anne-babayız, Özer-Selda ve Rüzgar’ız!
Artık fotoÄŸraf odası Özer’in odasına taşındı. BaÅŸlı başına bebeÄŸimize ait eÅŸyalar ile dolu bir odası var.
Mutfak tezgahının bir köşesini ve bir çekmecesini ona ayırdık.
Salonda sehpanın üzerinde her zaman minik tülbentleri, müzikli oyuncaklar duruyor.
Çamaşır odasında bebek deterjanları [...]
Çok aşık oldum ben sevgilime, onunla çok mutluydum hep. Mutluluğun ölçüsü yokmuş, sandığımın binlerce kat fazlası olabilirmiş, şu bir kaç gündür bunu anladım.
Bugün 30 yaşına girmiş aşık bir kadınken bir kaç gün önce bir de anne oldum ben! küçücük bir varlık hayatımıza girdi. Eve gelip onu yatağa yatırana kadar rüya gibiydi herşey; ben yeniden doğdum.
O [...]
Yaşadığım bu süreç beni korktuğum gibi endişeli, sıkıntılı yapmadı, aksine huzurlu ve sakin oldum. sadece ota boka ağlamak ve ara ara şiddetlenen sırt ağrıları dışında herşey harikulede geçmekte.
Bir elimde havuç, diğer elimde elma, kulağımda güzel müzikler, aklımda hep bebek, yanımda sevgilim, ailem ve bu keyifli zamanlarda hep yanımızda olan güzel dostlar.
E ben bunun için de [...]
Dün doktor randevumuz vardı, nam’ı deÄŸer fasulyemiz, bebeÄŸimiz ÅŸaşılır derecede atak yapıp gayet güzel büyümüş. Ancak bu sefer ultrason ile yüzünü göremedik, sırt çevirmiÅŸti ve sürekli hareket halindeydi.
Sanki karnımın içinde bir festival var, sürekli hareket halinde. İlk hareketlerini hissedeli epey oldu, ancak artık çok daha güçlü, çok daha sık ve uzun süreli oluyor. Seslerimize, dokunmamıza [...]
Geçirdiğimiz hafta sonu biri animsayon 2 film izledim ve ikisini de çok sevdim.
Birincisi sevgilim ile aynı gün doÄŸan 2. oyuncu Eric Bana (diÄŸeri Christian Bale) ve The Notebook’dan hatırladığımız Rachel McAdams‘ın baÅŸrollerini oynadığı Time Traveler’s Wife.
İkincisi ise şahane bir animasyon olan, Amerika ve Avustralya arasında gidip gelen Mary and Max.
Her ikisini de keyifle izledim, tekrar [...]
GeçtiÄŸimiz haftalarda Adana Devlet Tiyatrosu’nda Misery-Ölüm Kitabı oyununu izledim. Bir fotoÄŸraf projesi için birlikte çalıştığımız Tiyatro’nun genel müdürü Ahenk Demir de oyunda oynuyordu. Öncesinde ezber provalarını izlemiÅŸtim ancak oyun son zamanlarda izlediklerimin en iyisiydi.
Aynı oyunun seneler önce filmini de izlemiştim ama canlı kanlı sahnede izlemek bambaşka imiş, onu anladım.
Özellikle Ahenk Hanım’ın canlandırdığı Annie karakteri çok [...]
GeçtiÄŸimiz hafta bebeÄŸimiz için yaptırdığımız üçlü test sonucunu doktorumuz biraz riskli buldu ve amniyosentez yaptırmamızı istedi. Muayeneye girmeden önce sonuç kağıdındaki tüm tıbbi terimler arasında “yüksek risk” kısmı beni epeyce ürkütmüştü.
Bir kaç gün bu iÅŸlemi en iyi ÅŸekilde nerde, hangi doktora yaptırabiliriz diye araÅŸtırdık. En sonunda bir çok öneri ile Prof. Cansun Demir‘e yaptırmaya karar [...]
Dün akşam tüm hamilelik klasiklerini aynı anda yaşadım. Kahkalarla gülerken aniden hıçkıra hıçkıra ağladım ve ağlarken midem bulandı, kustum. Sevgilim şaşkınlık ve dehşet içinde bir süre beni izledi ve sonra tekrar gülmeye başladık, hemen ardından da küt diye uyudum.
Şimdi yine aynını yaşamamak için yatsam iyi olacak. Aksi halde sevgili sevgilim bana bas git sen diye [...]
Aşık olmak öyle güzel ki! Hele de bana bunları yazan ve her gün daha çok daha çok aşık olduğum sevgilim artık bir baba adayı ve ben de bir anne adayı isem!
10. yılımız için bize verilen en, ama en güzel hediye…
Bir yılı aşkın bir süredir devam ettiğim fotoğraf atolyesinin sergi zamanı geldi çattı. Ben; her işi son güne bırakan ben paçaları tutuşmuş halde ve kara kara düşünmekteyim. Henüz hangi proje ile katılacağım belli değil. Çok hızlı karar verip bir an önce çekimlere girişmem lazım ve önümde sadece bir kaç hafta var.
Öte yandan Ağustos ayından itibaren [...]