
pazar günü ani bir kararla denize gittik. kimsecikler yoktu, rüzgarın oluşturduğu kum dalgaları üzerinde minik yatay çizgilerle yengeç ayak izleri belli oluyordu. hava çok güzel deniz pırıl pırıldı.
soÄŸuk suya girip bir süre parmaklarımın arasında dalgalanan kum taneciklerine baktım, biraz daha ilerledim soÄŸuk suda ayaklarım iyice küçüldü, küçüldü. yüzümü suya sokup açtım gözlerimi, kum tanecikleri yukarıdan daha netti, hem de gözlerim yandı. bir iki yavru balık vardı o arada aÅŸağıda, ama kaybettim izlerini. sonra dayanamadım daha fazla, kendimi bıraktım buz gibi suya…yüzdükten sonra sırtüstü uzandım. kat kat giyinmeli kıştan sonra nasıl bir huzur ve özlediÄŸim tuz tadı, deniz kokusu, yukarıda güneÅŸ. herÅŸey kusursuz sanki, bir tek sevgilim yanımda deÄŸil. ama biliyorum eve dönünce bana aşık gözlerini görcem.
deniz bambaÅŸka, ürkütücü, yalnız ama huzurlu. kimse yok onu yoran, bir tek ben, ben de kaç kiloyum ki. bir kaç saatlik kaçamak böylesine tat kattı . bomboÅŸ kumsalda ılımış biralarımızı tokuÅŸturduk Ahu ile. sonra bir süre bize yaklaÅŸan yengeç yavrusuna leblebi atıp, kumda kayboluÅŸunu izledik. daha büyükleri ortaya çıkınca yavaÅŸ yavaÅŸ gitmemiz gerektiÄŸini anladık. yolda inek sürüsü ile karşılaşında geçmelerini beklerken tarlada baÅŸakların fotoÄŸrafını çektim…
Popularity: 60% [?]
Yorum Yazın