photosasp.jpg
2 hafta kadar önce istanbul’daydık. yorucu, karmaşık, eÄŸlenceli, yaÄŸmurlu, bol laleli, kalabalık bir kaç gün geçirdik. özlediÄŸimiz arkadaÅŸlarımızı görüp bolca çene çaldık. yıllardır sanal sanal tanışıklıklarımız karşılıklı kahve içerek daha da saÄŸlam bir hale geldi.
ara kafede hint çayı içip line’de tibet ağırtan’dan blues dinledim. yanlız başıma Koudelka sergisini görüp yky’den kitap aldım, Ara Güler’i görüp titredim. istanbulu gezmelik sevdim, orda yaÅŸayamayacağıma karar verdim. ama ÅŸimdiden özledim…
istanbulda bizi ağırlayan, bizimle ilgilenen limkçiler , bize evini açan, sohbetini esirgemeyen güzel insan paga; sizlere ne kadar teÅŸekkür etsek azdır. en ama en kısa zamanda tekrar görüşmek üzere…
dipnot:
paga; döndüğümüzden beri tüm yemekleri zeytinyağı ile yapıyorum :)
dnzg; kahveler inanılmaz, sen harikasın.