fotograf kursu halen devam etmekte. yaklaşık 7 haftalık eğitim kasımın ilk haftası bitecek ve biz kursiyerler ilk sergimizi açacağız. sonrasında atölye çalışmalarına da devam edeceğim.
dersleri kendi öğrencilerimden daha dikkatli dinliyor, notlar alıyor, herşeyi öğrenmeye çalışıyorum.
sonuçları şimdilik benim için idare eder kareler oluyor.
ilk fotoğraf çekme amaçlı gezimiz geçen hafta oldu. iki farklı köyde çekim yaptık.
beklediÄŸimden biraz farklı olsa da verimli geçti benim için. 2. gezi için bir nevi prova gibiydi. mesela; artık tripodu daha dikkatli tutacağım, iki parmağım halen mor! sonra yanıma fazladan hiçbirÅŸey almamam gerek, omuzlarım hala aÄŸrıyor. grupdan sıyrılıp gerekirse tek başıma kalmam gerekecek, zira birbirinin aynısı karelerle döneriz geziden. bir de en zoru objektif deÄŸitirmek; ama ona bir çözüm bulamadım…
2. gezi kapodokya’ya yapılıyor ve ben sabırsızlıkla bekliyorum pazar sabahını.
burda ve şurda kadar kurs öncesi ve sonrası çektiğim fotoğraflar bulunmakta.
çok ama çok keyif aldığım bir ÅŸey için daha çooook çalışmaya razıyım, yeter ki gerçekten iyi iÅŸler yapabileyim…
Additional comments powered by BackType
Oktay Ahmed
Ekim 30th, 2007 22:08
Fotoğrafa ben de çok meraklıyım, ama meraktan öte gidemedim. En azından seninkilerini buradan izleriz, umarım.
dinemiz
Kasım 2nd, 2007 16:25
teşekkürler ederim oktay :)
CITRIL
Kasım 3rd, 2007 20:39
Bana da pıtırcık diyin taam mı….sayın “yavrum”…:)
Hayırlara vesile olsun deklanşör kursu efem, bi arkadaşım var objektife “objefte” diyo ısrarla, alırlar mı sizin kursa aceba?
Tripodu dikkatli tutacağım demen, sanırım bacakların arasında elin sıkıştı nihohoho :))
Birde şeyi çok merak ederim, neden her fotoğrafla uğraşan böyle köylü amcaları nineleri çeker?
Çekecek başka konu yok mudur?
Ya tellerde duran güvercinler, ya bi sandalın denize yansıması, ya havada uçan martılar arkada İstanbul manzarası, ya da bi böcüğün bağırsaklarına kadar görme hissi?
O yüzden biraz tuhaf gelmiştir bana hep fotoğraf sanatı?
Olan bişeyi yakalıyosun, evet anı ölümsüzleştiriyosun ve bir his, bir duygu katıyosun kareye.
Şööle bi örnek veriyim, mesela o yukardaki teyzeye 15 dakka boyunca ööle bak teyze desek ve 10 kiÅŸi aynı kareyi, aynı açıdan aynı ışıktan aynı hödöbötten çekse iÅŸte, hepsi aynı olacak…. o zaman fotoÄŸraf mı sanat içindir yoksa teyze mi fotoÄŸraf için yaw ne diyom ben?
dinemiz
Kasım 4th, 2007 02:26
cıtrılım süper bi yaraya parmak basmışın; yazının başında da var ya ; öğreniyorum hala.
ve açıkcası fotoğraf çekmek hadi bas deklanşöre demek değilmiş. vizörden bakmak da diyaframı, enstantaneyi, kadrajı ayarlamak da değilmiş. ama bunlar olmadan da hiç bi şey yapılamazmış; başta bunu öğrendim.
açıkcası kurs gezilerinde önümüze hazır verilen konular var ve onlar fotoÄŸralamamız beklenmekte.ödevler veriliyor. salıyorlar bizi köyün orta meydanına anlayacağın. iÅŸin tekniÄŸini öğrenme derdindeyim ÅŸimdilik. eÄŸer o olmazsa kurguladığın bir kareyi nasıl aktarcan cmos’a.
teyze ve amcaların nedeni de ara gülerden kalma bir heves. sadece bir şeyin en standartını beceremezsen ilersine gitmek zor biraz.
resim kursuna ilk başlayanlar nasıl modelle perspektif çalışıyorsa biz de manzara, teyze, amca, sümüklü çocuk çekiyoruz :P
CITRIL
Kasım 4th, 2007 02:42
CMOS (İngilizce: Complementary Metal Oxide Semiconductor; Bütünleyici Metal Oksit Yarıiletken), bir tümleşik devre üretim teknolojisidir.
N-tipi ve P-tipi olarak adlandırılan NMOS ve PMOS transistorların aynı tümdevre üzerinde gerçeklenmesine olanak tanır. Genel olarak günümüzde kullanılan sayısal (dijital) devrelerin neredeyse tamamı (örneğin mikroişlemciler) CMOS teknolojisi ile üretilir. Bu teknolojinin yaygın olarak kullanılmasının nedeni, bu teknolojinin birim silisyum alanda en fazla transistor gerçeklenmesini olanaklı kılması, gerçeklenen devre açık durumda fakat işlem yapmazken neredeyse güç tüketmemesi gibi önemli özelliklerdir. Böylece elektronik endüstrisinin temel taleplerinden olan düşük maliyet ve düşük güç tüketimi (uzun pil ömrü) sağlanmış olur.
Bak bende sayende biÅŸi öğrendim….
Wrzl
Kasım 4th, 2007 18:41
Menejeri olarak ben de nine-dede fotoğrafı çekmenin karşısındayım, ama daha emekleme safhasında şunu çekmem bunu çekerim dememek lazım. Usta-çırak ilişkisine her zaman inanmışımdır.
Mesela ben bugün gitar çalmaya baÅŸlayan bir insanın direk Satriani yardırmaya baÅŸlamasını önermem, “nakin on hevııns dooooÄŸÄŸr” diye baÄŸaracak ve “plaj gitar” türü ile baÅŸlayacak elbette. (Son paragrafın konuyla hiç alakası olmadı.)
CITRIL
Kasım 5th, 2007 00:15
vay dinegıyz vaaay, gurslara gittin menajer bile ettin gari.
Karşıyım anacım, plajda gitar çalınmaz, çalınsa dahi sesi duyulmaz, hem kum kaçar…
Her kimki gitar çalmaya baÅŸlaya, tez kursa gide, nota öğrene, solfej denizinde cıbıldaya….
Kötü örnek olmayalım gençlere wrzl beyciÄŸim, taam sen ben hela akustiÄŸinde parça çıkarmak ne demek biliyos da gençler doÄŸru öğrensin, de mi yani….
CITRIL
Kasım 5th, 2007 00:17
bi de her yorumun başında “gravatar” diyo bu…yanlış anlıyom….
(kesin yine dicek)
Wrzl
Kasım 5th, 2007 01:07
Sn. Cıtro,
Kullandığınız browser kapsama alanı dışında, lütfen farklı bir browserla tekrar deneyiniz.
CITRIL
Kasım 5th, 2007 03:01
Gınalı tilkime uzanan eller gırılsın…