
ne çok ÅŸey kaçırıyorum, ne çok ÅŸey olup bitiyor çevremde ve yetiÅŸemiyorum, konsantre bir hayat sanki bu, deriÅŸimi çok yüksek…
arada bir nefes almaya çalışıyorum sıyrılıp. ÅŸimdi kucağımda bilgisayarım gözlerimden damlayan uyku, yarının bugünden daha da yoÄŸun olacağının verdiÄŸi hafif mide aÄŸrısı…
Additional comments powered by BackType
Wrzl
Mart 17th, 2007 05:23
Kaşık yok efem. Üzülmenize gerek yok. Ben düşündüm taşındım, insanoğlunun yarattığı ve kendisini yok edecek tek şeyin zaman olduğuna karar verdim. Yarın dediğimiz şeye 24 sayısını uygun görmüşler, seneye 365 vs vs.
Saat denilen o makineleri yapmışlar tik-tak saydırıyorlar. Aslında el sallıyorlar.
Ya yaşlanmıyorsak, sadece doğa böyle bir kırış kırış olma kuralı getirdiyse?
Dedim ya; ya yaşadığımız hayat rüye ve rüyalarımız gerçek biz isek?
Kısacası;
Ben seninle bir gün Van’daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında.
'kırmızı' nazmi akyıldız
Temmuz 10th, 2007 08:08
ve sadec bu gezegenimizin atmosfer yapısı yüzünden hücrelerimizin yaşlandığı teorisi de var..
uykuda hücrelerin yenilendiği bilgisi de..
rüya ortamı da gerçek diye de, ben de inanırım buna.
ne yazacaktım asıl, orayı kaçırdım ben de..
uyku çağırıyor beni de.. sabahın 8′i :)
size yuhu’nun müziÄŸi eÅŸliÄŸinde http://www.youtube.com/watch?v=0T2zJn1dg7E öneriyorum, yuhu azerice uyku demekmiÅŸ.