bitti, tatilim dün itibari ile sona erdi, bugün ders başı yaptım ve orda olmayı, tahta kalemi lekesini, acı çay tadını, düzgün cümle kurma kaygısını, bakımlı olma derdini, sabah uyanamayıp geç kalış telaşlarını, sevgiliye noluur beni bugün sen bırak diye yalvarışları, ilk tenefüsü iple çekip sabah kaavesini yudumlamaya çalışırken örencimin pat diye soru getirmesini, ya hocaam diye başlayan cümleleri, tahtaya tıklamayı, dersten çıkıp koridorda test istemek için görevliyi aramayı, güvenlikçimiz şahin abiyi, şeker yüzlü sekreterimiz senemi, derslerine girmediim küçklerin hayran bakışlarını, beni hernedense hep cografya öğretmeni sanan şaşkın öğrencileri özlemişim, evet çok ciddiyim gerçekten özlemişim,ama 10 saat derse girdkten sonraki ses kısıklığını ve ayak tabanlarımdaki sızlamayı, kalabalık trafikte eve ulaşma derdini hala özlememişim
ilk dersleri hep çok seviyorum, dönem sonu geldiğinde o dersi hatırlayıp karşımda oturan endişeli, korkmuş bakışların nasıl güleryüzlü, bişiler öğrenmiş, biligiye aç, sorgulayan, telaşlı, heyacanlı, teşekkür dolu, bembeyaz bakışlara dönüştüğünü hatırlayıp sabırsızlanıyorum. içinde bi şekilde bulunduğum ama hep de eleştirdiğim sisteme rağmen onlara bişiler verebilmenin keyfini yaşamak için sabırsızlanıyorum, ben bu işi çok seviyorum!! ama yine de bu yazının üstüne şu şarkıyı dinlemeden edemiyorum!!