Syd Barret ‘in60 yaşında hayatını kaybettiÄŸi açıklandı…ben aÄŸladım…
Lise yıllarında bi kaset almıştım, albümün adı Relics idi, ilk dinleyiÅŸte kasetin A yüzündeki 2. ÅŸarkıyı çok sevip bi kaç hafta ortalarda See emiliii pleeey diye mırıldana mırıldana dolaÅŸmıştım ve tabi o günlerde baÅŸladı Pink Folyd hayranlığım ve hala devam etmekte,, devam etmeyen ise Syd’in yaÅŸamı…
Meddle albümünden sonra Syd ve gruptaki deÄŸer elemanlar arasında, hatta Syd il gerçek dünya arasında kopmalar baÅŸlamıştı ve bir süre sonra Syd stüdyoya kayıta geldiÄŸinde artık gruba dahil olmadığını öğrendi, pek de sallamadı çünkü iyi deÄŸildi…
Ben hep ÅŸunu düşündüm; Pink Floyd‘un ilk kurulmasında yer alan bu dahi adam ya dağılmasaydı, Gilmour , Waters, Mason ve Wright gibi kalabilseydi Pink Floyd nasıl olurdu daha nasıl olurdu?
Grubun yanılmıyorsam 14 albumünün yalnızca 4 ünde yer aldı Syd Barret ve bu sıkı Pink Floyd hayranları için saygı duyulması, öpülüp başa konulmasını engellemedi, sahnede yaptığı hataları, bayılmaları, saatlerce tek notaya basılı kalan parmakları, kullandığı Acidler grup
arkadaÅŸlarının ona ÅŸarkılar yapmasını engelleyemedi, benim bugün oturup onun için aÄŸlayarak Shine on you crazy diamond dinlememi engellemedi…müzikal anlamda çok etkisi kaldı Pink Floyd’da bu kesinlikle yadsınamaz.
Bir söylenti dolaÅŸmaktaydı epeydir; temmuzun ortalarında David Gilmour çok önemli bir açıklama yapacak diye, ben de acaba son bi kez full kadro bir araya geleceklermi diye düşünürken temmuzun ortasında Syd’in öldüğünü öğrenmek acıttı beni.
Rahat uyu diyerek bir mum yaktım onun için…aÄŸlayarak Wish you were here mırıldandım içimden…
Shine on Syd…dönersin sanmıştık sen gittin…
Additional comments powered by BackType
Yorum Yazın