
97′de aynı dershanede sınıf arkadaşıydık Taner ile. o hep arka sırada çizim yapar, fizik ve kimyadan hoşlanmazdı. ben kimya okudum, o güzel sanatlar. aradan zaman geçti, biribirimizi az görsekte nasıl büyüdüğümüze şahit olduk. sonra o grafiker oldu tasardı durdu, ben öğretmen oldum. yılda bir ya da iki kez görüşüp kaldığımız yerden devam ettik herşeye.
deli; şimdi askerde. keyfinin yerinde olduğunu söylüyor., tek derdi internetten uzak kalmak.
gitmeden önce kendi hikayesini de çizdi ve gitti… ben biraraya getirip burda olmasını istedim.
Popularity: 6% [?]

pazar günü ani bir kararla denize gittik. kimsecikler yoktu, rüzgarın oluşturduğu kum dalgaları üzerinde minik yatay çizgilerle yengeç ayak izleri belli oluyordu. hava çok güzel deniz pırıl pırıldı.
soğuk suya girip bir süre parmaklarımın arasında dalgalanan kum taneciklerine baktım, biraz daha ilerledim soğuk suda ayaklarım iyice küçüldü, küçüldü. yüzümü suya sokup açtım gözlerimi, kum tanecikleri yukarıdan daha netti, hem de gözlerim yandı. bir iki yavru balık vardı o arada aşağıda, ama kaybettim izlerini. sonra dayanamadım daha fazla, kendimi bıraktım buz gibi suya…yüzdükten sonra sırtüstü uzandım. kat kat giyinmeli kıştan sonra nasıl bir huzur ve özlediğim tuz tadı, deniz kokusu, yukarıda güneş. herşey kusursuz sanki, bir tek sevgilim yanımda değil. ama biliyorum eve dönünce bana aşık gözlerini görcem.
deniz bambaşka, ürkütücü, yalnız ama huzurlu. kimse yok onu yoran, bir tek ben, ben de kaç kiloyum ki. bir kaç saatlik kaçamak böylesine tat kattı . bomboş kumsalda ılımış biralarımızı tokuşturduk Ahu ile. sonra bir süre bize yaklaşan yengeç yavrusuna leblebi atıp, kumda kayboluşunu izledik. daha büyükleri ortaya çıkınca yavaş yavaş gitmemiz gerektiğini anladık. yolda inek sürüsü ile karşılaşında geçmelerini beklerken tarlada başakların fotoğrafını çektim…
Popularity: 6% [?]
günlerdir bu şarkıyı dinlemekteyim…
van morrison için ekşi’de insanı ay ışığında dans ettiren adam demişlerdi :)
Popularity: 7% [?]

Afad’da devam ettiğim 2 atolye var. bunlardan biri yakın zamanda kaybettiğimiz hocamızın adını taşıyan Baltacı Atolyesi. geçen haftalardaki dersimiz ışıkla boyama idi. önce Şebnem Ragıboğlu dersi anlattı, ışıkla boyama tekniğindeki ince detayları anlattı , sonrasında tüm atolye birbirimizi boyadık. çıkan fotograflar hiç de fena olmadı. sonrasındaki ödev kontrolu de çok ama çok keyifliydi.
benim önceden bildiğim bir teknik olduğu için daha kolay yaptım ödevleri ama hiç bilmeyenler için epeyce zorlu oldu. hatta toplu çekim yaparken çok güldük.
ders sonunda Evrim‘in çektiği yukarıdaki fotografı ben çok sevdim. benim çekimim ise aşağıda. elinde enstantane süresi ayarlanabilen bir fotograf makinası olan herkes denemeli bu tekniği, zira inanılmaz keyifli bir teknik.
benim ödev olarak yaptığım çalışmaların bir kısmı şurda bulunmakta. yakın zamanda bir kaç fikir daha deneme niyetindeyim…

Popularity: 9% [?]

2 hafta kadar önce istanbul’daydık. yorucu, karmaşık, eğlenceli, yağmurlu, bol laleli, kalabalık bir kaç gün geçirdik. özlediğimiz arkadaşlarımızı görüp bolca çene çaldık. yıllardır sanal sanal tanışıklıklarımız karşılıklı kahve içerek daha da sağlam bir hale geldi.
ara kafede hint çayı içip line’de tibet ağırtan’dan blues dinledim. yanlız başıma Koudelka sergisini görüp yky’den kitap aldım, Ara Güler’i görüp titredim. istanbulu gezmelik sevdim, orda yaşayamayacağıma karar verdim. ama şimdiden özledim…
istanbulda bizi ağırlayan, bizimle ilgilenen limkçiler , bize evini açan, sohbetini esirgemeyen güzel insan paga; sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. en ama en kısa zamanda tekrar görüşmek üzere…
dipnot:
paga; döndüğümüzden beri tüm yemekleri zeytinyağı ile yapıyorum :)
dnzg; kahveler inanılmaz, sen harikasın.
Popularity: 10% [?]

dün sabahtır berbat bir baş ağrısı var üzerimde ve şu vakit oldu ; hala geçmiş değil. kafamı hareket ettirdikçe içinde davul soloları atılıyo sanki. dream theater konseri gibi…
daha önce bu ağrılar için doktora gitmiş, kapalı mr çektirirken zırıl zırıl ağlamıştım. migren ve gerilim türü baş ağrısı olduğu sonucuna varıldı. ama hiçbiri için bir tedavi önerilmedi. sadece çok güçlü, insanı uyuşturan, tir tir titreten ağrı kesiciler kullanmaya başladım.
epey araştırma yaptım bu berbat ağrılardan nasıl kurtulurum diye, şimdilik bulduğum tek çare akupunktur oldu. Adana’da bulunan merkezde bir arkadaşım yaptırmış ve çok iyi sonuç almış.
şimdi en uygun zamanda randevu alıp seanslara başlamak istiyorum.
ps: benim dünyalar tatlısı patronum bugun arayıp sakın gelme, iyice dinlen, kendini ne zaman iyi hissedersen o zaman gel dedi; mutlu oldum.
ps2: dışarıda harika bir yağmur var, ağrım da var ama yağmur çok güzel :)
Popularity: 34% [?]
fotoğraflarımdan biri karakalem çizim modeli oldu :) ressam bir kaç tane daha fotoğrafım için izin istedi, hemen izin verdim. ve çok mutlu oldum.
Kanadalı bir çizer Brett Plager. özellikle yaşlı insanların portelerini ve ellerini çalışıyor. benim fotoğrafımdan olan resmin linki işte burda. Brett’in diğer çizim ve fotoğraf galerisi de görülmeye değer.
Popularity: 40% [?]

geçtiğimiz haftasonu baraj gölü etrafında bisiklet kiralayıp hem çekim yaptık hem de çocuklar gibi eğlendik.
en son üniversitede binmiştim bisiklete.açıkcası ilk başta düşermiyim, yapabilirmiyim, hemen hatırlanacak bir şey mi diye epeyce düşündüm. ama sonra bisikletler arasında en güzelini seçip tıkır tıkır ilerledim. sadece dönüşlerde sorunum oluyordu, o zamanda hemen inip bisikleti çeviriverip devam ettim; bana gülenlere aldırış etmeden.
hava çok ama çok güzeldi, her yer sarı beyaz papatyalarla doluydu. sabah göl kenarında yapılan muhteşem kahvaltının ardından temiz hava ve pedal sallamak çok iyi geldi.
büyük marketlerde bisiklet sezonu açılmak üzere, ya da açılmıştır. sevgilim ve ben şimdi bisiklet almaya karar verdik. hatta ben şunu istedim ama bisiklet gibi değil :)
bu mini gezide bir de yepyeni güzel mi güzel objektifimi deneme şansım oldu. daha elime geçmeden sevmiştim ama kullandıkça daha da çok sevdim. şimdilik diğer iki objektif (1,2) çantalarında durmakta. geldiğinden beri yeni olanı kullanmaktayım. özellikle porte çekimlerinde performansı harika. istanbul toplaşmasında kullanmak için sabırsızlanıyorum…
bu pazar yine bir kaç arkadaş toplanıp sabah erkenden aynı yere gideceğiz. geçen hafta kaybettiğim köpük yapmaca zmbırtısının yerine daha bi şahanesini aldım. bu seferki pilli; bir yandan hava üflüyor bir yandan da kafa şişiren türde müzik çalıyor. (denerkenki fotoğrafı burda.)devrelerini bozmak gerek galiba. ama ardı ardına bir sürü köpük yaptığı için çok işime yarayacak.
Popularity: 46% [?]
çok şey var uğraş grektiren; ben se hepsine birden yetişemiyorum.
aylardır ne buraya ne de dizaynlog’a yazı yazmadım. bu da çok canımı sıkıyor. ama ben takılgan biriyim. çok şeyi birarada yapamam.
yaz sonundan beri fotoğraf kursu, sonrasında devam eden 3 ayrı atolye çalışması, öss yaklaştıkça artan ders yoğunluğu vs. bunlar beni epeyce yoruyor ama bir o kadar da keyif veriyor.
bir de son zamanlarda bilgisar başında ya fotoğraf düzenliyor, ya da sims oynuyorum. ikisi de çok zaman alan şeyler. sims castaway-stories bitince daha çok yazabileceğim.
sonuçta herşey yolunda. arada bir can sıkan ağır migren ağrıları ve grip dışında sorun yok gibi.
hem yakında istanbul’a gideceğiz ve benim yeni objektifim gelmiş olacak :))
Popularity: 49% [?]

çok özlemiştim roman kahramanlarını aklımda canlandırmayı, tuvalette bile onları düşünmeyi…
son zamanlarda, hatta bir kaç yıldır hiç roman ya da öykü okumadım. ya fotoğraf teknikleri ve tarihi gelişimi üzerine kitaplar okudum, ya da hiç vazgeçemediğim tubitak yayınlarına gömülüp gittim. sayfalarca test kitabını saymıyorum :)
15-20 ocak tarihlerinde Tüyap Çukurova Kitap fuarı düzenlendi. ve ben deli gibi alış-veriş yaptım. üniversite zamanında okuduğum ve sevdiğim yazarların devam kitaplarını, minik bir sanat ansiklopedisi, babama cumhuriyet yayınlarında iki hediye, öğrencilerime test kitabı, feriş’e nermin bezmen- sır kitabını aldım. kocama mysql veya php kitabı almayı düşündüm ama vazgeçtim :)
mimar arkadaşım Gökçe ile gitmiştik fuara. O en çok Yorum-sanat standından yeni ofisi için taschen‘e ait katalog ve albümler aldı. ben de yapı kredi standında kendimi kaybettim. iş çıkışı gittiğimiz için çok gezemeden bildiğimiz yayınevlerinin standlarında vakit geçirdik.
sok 3-4 gündür ne bilgisayara yüz veriyorum ne de sims-castaway oyununa.
henüz bir kitap bitti, daha beni bekleyen 16 tane daha mis gibi kağıt kokan kitap var…
Popularity: 73% [?]
içim dışım önüm arkam harf olsun, ellerim cümle dolsun, fiiller beni kovalasın filler yakalasın diye, html kodları arasında kendime ithaf ettiðim dar alandasınız...